Oğlak Yeni Ayı ile Savaşını Seçmek | 31 Aralık 2024
- Gizem Kadıoğlu

- 31 Ara 2024
- 2 dakikada okunur

Yılın son gününde gerçekleşen Oğlak yeni ayı ile uğurluyor 2024 bizi.
Aslında başlangıçları ve bitişleri insanın kendi belirliyor.
Eğer bu sene tamamlamak istediklerin bitmediyse ya da kendini yeni başlangıçlara henüz hazır hissetmiyorsan, bunda bir sorun yok.
Bu sadece takvim yılımızın sonu; bizim hedeflerimizin, hayallerimizin, emeklerimizin sonu değil. Başlangıç enerjisi, arayanlar için doğada her zaman mevcut.
Lafı çok uzatmadan Oğlak yeni ayının kapı 38'deki aktivasyonu ile gökyüzünün mesajına gelelim.
Sabahları yataktan çıkmanı sağlayan bir şey var.
Seni harekete geçiren bir düşünce.
Bir duygu.
Bir hedef.
Bir hayal.
O itici güç, her gün seni o sıcacık yatağından çıkartıp mücadeleye çağırıyor.
Yeni şeyler denetiyor sana. Konfor alanından çıkartıyor. Farklı tecrübeler öğretiyor.
Elinden geleni yapıyorsun, yapıyorsun, yapıyorsun, ama her zaman beklediğin gibi ilerlemiyor bir şeyler.
Attığın her adımı gözleyen de birileri var kenarda.
Sanki bir köpekbalığı sürüsü gibi, ayağın ilk tökezlediğinde üstüne üşüşüyorlar hemen.
Binbir kelime. Çoğu laf salatası.
"Belliydi böyle olacağı", diyorlar.
"Sen kim, o hayali gerçekleştirmek kim?"
Şüphe tohumlarını, bedeninin toprağına ekiyorlar.
Bir kişi olsa gülüp geçeceksin belki ama, sayıları çok.
Ya doğru söylüyorlarsa?
Her gece yatağa gittiğinde sulamaya başlıyorsun içindeki o tohumları.
Ya yeterince iyi değilsem?
Ya gereken güç bende yoksa?
Ya yeteneksizsem?
Ya o kadar da değerli değilsem?
Ya iyi şeyleri hak etmiyorsam?
Bir sabah uyanıyorsun.
Geceler boyunca filizlenip büyüyen tohumlardan çıkan sarmaşıklar ayaklarına dolanmaya başlıyorlar artık, bedenini sarıyor, gözlerini kulaklarını ağzını kapatıyorlar.
Zar zor çıkıyorsun yataktan.
Hasta mıyım acaba, diye merak ediyorsun.
Neden bu kadar yorgun hissediyorum?
İçinde cılız bir ses duyuyorsun.
'Sorgula.’
Neyi sorgulayacağım?
‘İçine kabul ettiklerini.’
Ne kabul ettim ki ben içime, diye düşünmeye başlıyorsun.
Nedense bir vakit sonra, diğerlerinin düşüncelerine inanmayı seçtiğini hatırlıyorsun.
Yeterli olduğum zamanlar oldu mu, diye kendine soruyorsun bu sefer. Hayatından kareler geliyor gözünün önüne.
Güçlü ve dayanıklı durabildiğim zamanlar? O anları hatırlıyorsun.
Peki ya hayatımda gerçekleşen iyi şeyler? Yıldız tozları gibi sayısız an birer birer aklına düşüyor.
Kendi gerçeğini hatırlıyorsun sonunda.
Sarmaşıklara dönüp onları köklerinden kesiyor, seni zehirleyen o bahçeyi bozuyorsun.
Kendinle baş başa kaldığında artık, aslında neler olduğunu sorgulamaya başlıyorsun.
Neden beklediğim gibi gelişmedi olaylar?
Niyetlerin, hedeflerin, emeklerin, ilhamın. Hepsi kendi derdini anlatıyor, sen de dinliyorsun.
Ve fark ediyorsun sonunda. Aralarındaki anlaşmazlığın neden çıktığını.
Tek bir odada oturmak isterken, tüm evin ışıklarını yakmaya çabalıyordun belki. Hatta komşularının ışıklarını da.
Belki de sonuca ulaşmaya o kadar odaklanmıştın ki yola çıkarkenki niyetlerinden saptın.
Ya da en başından beri başkalarının beklentileri uğruna bu yola çıkmıştın. Yol hiçbir zaman senin yolun değildi aslında.
Yeni farkındalıklarınla, hedeflerine göre rotanı yeniden çiziyorsun.
İlhamı arkana rüzgarın olarak alıp, niyetlerini pusulan yapıyorsun.
Hayatının yönetmeni olarak senaryonu yazmakta ve kendi damak tadına uyan bir film çekmekte özgürsün!
İlham vermesi dileğiyle,
Gizem



Yorumlar